Bölge - Antakya
|
Antakya Antakya için boşuna Medeniyetlerin buluştuğu yer dememişler, dünyada kurulan 4 kentten biri ve adından da anlaşılacağı üzere yaşayan tarih. Antiocheia’dan türeyerek bugünkü adını almış ve birçok dinleri barındırdığı için Unesco tarafından barış kenti seçilmiştir. Antakya denince ilk aklımıza gelen Asi Nehri, Mozaik Arkeoloji Müzesi, künefe.. fakat bunlara ek olarak Hıristiyanlık için kentin önemi büyüktür. Antakya'da bulunan St.Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın en önemli kiliselerindendir. 'Hıristiyanlık' isminin ilk kez burada verildiği kilise aynı zamanda Hıristiyanlarca hac yeri olarak kabul edilmekte ve her yıl burada 29 Haziran günü Katolik Kilisesince ayin düzenlenmektedir. Konaklama için eskiden sabun fabrikası olan, fakat günümüzde otele çevrilen tarihi dokuya yakın Savon otel’de konaklamanızı tavsiye ederiz. Şehir merkezini ikiye ayıran Asi nehri’nin bütün hırçınlığıyla akışını izleyebilirsiniz. Adını ters aktığı için alan nehir, suyu çamurlu olmasına rağmen şehrin göbeğinde görkemli bir hal almış. Antakya’nın hemen her yeri kebap restoranlarıyla dolu ve siz bir tanesini seçip eğer mideniz sağlam ise Kağıt Kebabı ve Künefe yiyebilirsiniz. Küçükdalyan’da bulunan St.Pierre Kilise’sine gitmek için aracınızı girişe park edin ve fazla efor harcatmayan tepeyi tırmanın. Yollar toprak olduğundan biraz tehlikeli olabilir, siz tırmandıkça bütün güzelliğini ayaklar altına seriyor Antakya. Büyük bir mağaraya inşa edilmiş tarihi kilisenin ziyaretini bitirip dışarı çıktığınız da, şehir panoramasını izleyip soluklanabilirsiniz. Arzu ederseniz biraz daha tırmanıp kayaya oyulmuş olan heykel Haron büstünü (cehennem kayıkçısı)görebilirsiniz. Bu bölgede yaşayan minik yerli rehberler sizlere tüm tarihi anlatacak bilgiye sahip. İkinci adım olan şehir merkezindeki 1860’lı yıllarda yapılan Hürriyet caddesindeki Ortodoks Kilisesini ziyaret edin. Halen kullanılmakta olan kilise görülmesi gereken diğer mekanlardan biri. Şehir merkezinde sırtınızı kapısına verdiğiniz zaman, karşınızda heybetle duran Antakya Kalesi ve önünde akan Asi’yi izledikten sonra Arkeoloji Müzesinden içeri girin ve eşsiz mozaiklerin günümüze kadar nasıl geldiğini, nasıl korunduğunu görün ve dinleyin. Arka bahçesine serpiştirilen kalıntıları görmek için dışarı çıktığınızda Asi tekrar sizi selamlıyor. Müze mozaik koleksiyonlarının zenginliği yönünden dünyada ikinci sıradadır. Tavsiyeler
|
|




